BLOG

Türk Ticaret Kanunu’nda Anonim Şirket ve Azınlık Hakları

blank

ÖZET :

Türk Ticaret Kanunu’nda anonim şirketlerde baskın olan çoğunluk ilkesinin yumuşatılması ve azınlık hissedarların, hakim çoğunluğa karşı korunması için azınlık/azlık hakları düzenlenmiştir. Bu sebeplerle belli oranda sermaye payına sahip azınlık hakları pay sahipliği kavramının tanımı ile azınlık haklarını kullanma koşullarına da değinilmesinde yarar bulunmaktadır. Türk Ticaret Kanununda herhangi bir ayrım yapılmamasına karşın doktrinde hakim olan görüşe göre azınlık hakları olumlu ve olumsuz azınlık hakları olarak iki başlık altında değerlendirilmiştir. Bu çalışmamızda azınlık hak sahiplerinin ve azınlık haklarının tanımı ile yasada yer verilen olumlu ve olumsuz azınlık hakları yanında ayrıca ana sözleşme veya pay sahipleri sözleşmesi ile azınlık haklarının genişletilmesi hususuna da değinilmeye çalışılmıştır.

Anahtar Kelimeler : Azınlık Hakları Kavramı, Azınlık Haklarının Sınıflandırılması, Azınlık Pay Sahipleri, Olumlu/Olumsuz Azınlık Hakları, Anonim Şirket.

1- GİRİŞ :

Türk Ticaret Kanunu [TTK] azınlık haklarını düzenlerken azlıkta kalan hissedarların menfaatlerini koruyacak yargısal denetim mekanizmalarını -çoğunluğun onayına gerek duymaksızın- harekete geçirmelerine imkan sağlamıştır. Bunun bir sonucu olarak hakim hissedarlar adına yönetim kurullarında yer alan profesyoneller şirketin daha kurumsal ve şeffaf bir şekilde yönetmeye de zorlanmıştır.

Birden fazla pay sahibinin yer aldığı şirketlerde azınlık pay sahiplerinin TTK da düzenlenen azınlık haklarının farkında olması ve aynı zamanda bu hakları etkin olarak kullanması esasen şirketin tüm pay sahiplerinin menfaatlerini de koruyan bir sonucun meydana gelmesini sağlamaktadır.

2- AZINLIK HAKLARI SAHİPLİĞİ :

TTK uyarınca azınlık haklarını halka kapalı şirketlerde sermayenin yüzde onunu, halka açık şirketler de ise sermayenin yüzde yirmisini oluşturan pay sahipleri kullanır. Bu asgari olarak belirtilen yüzde on veya yüzde yirmi miktarlarını bir veya birden fazla pay sahibi bir araya gelmek suretiyle sağlayabilir ve bunun sonucu olarak TTK’da düzenlenen azınlık/azlık haklarını kullanabilirler. Azınlık hakları sahipleri tek taraflı irade açıklamalarıyla ve genel kurul veya yönetim kurulu onayına gerek duymaksızın azınlık haklarını kullanır ve kullandıkları azınlık haklarının sonuçları da kendiliğinden meydana gelir.

Doktrinde ana sözleşme ile azınlık haklarını kullanmaya yönelik oranların azınlık lehine düşürülebileceği ancak bu oranların artırılamayacağına dair görüşlerin hakim olduğuna da değinmekte yarar bulunmaktadır. Bir diğer yandan ana sözleşme ile yeni azınlık hakları ihdas edilmesiyle ilgili olarak da doktrinde görüş birliği mevcut olmayıp hakim olan görüş azınlığa bahşedilecek hakların imtiyaz tanımak suretiyle gerçekleştirilmesidir.

3- TTK’da AZINLIK HAKLARI VE SINIFLANDIRILMASI

TTK’da hakim olan çoğunluk ilkesi uyarınca genel kurulda alınan kararlar gerek toplantıya iştirak edip aleyhte oy kullananları ve gerekse de toplantıya hiç katılmamış pay sahiplerini de bağlar. Kanun koyucu anonim şirketlerde payların çoğunluğunu elde bulunduran pay sahiplerine karşı azınlıkta kalan pay sahiplerini korumak amacıyla bazı azınlık haklarını tanımıştır. Doktrinde bu azınlık hakları olumlu ve olumsuz azınlık hakları olarak ikil farklı başlık altında tanımlanmıştır.

3.1. OLUMSUZ AZINLIK HAKLARI.

Azınlık pay sahiplerinin genel kurullarda olumsuz oy kullanarak kararın oluşmasına engel olduğu hallerdir. Eski Ticaret Kanununda yer verilen ağırlaştırılmış yetersayı [nisap] halleri doktrinde olumsuz azınlık hakkı olarak tanımlanmıştır. Bu şekilde ki tanımlama ile yasanın özellikli veya nitelikli yetersayı aradığı hallerde, azınlığın genel kurula katılmaması, olumsuz veya çekimser oy kullanması suretiyle bir kararın oluşmasına engel olması durumundan olumsuz azınlık hakkı olarak söz edilmekteydi.

3.1.2 TTK Veya Ana Sözleşmede Öngörülen Ağırlaştırılmış Çoğunluk Hallerinde Azınlık Hakları

Türk Ticaret Kanununda veya ana sözleşmede ağırlaştırılmış yetersayı halleri azınlık hakkı olarak tanımlanmamasına rağmen doktrinde ağırlıklı olarak bu durum olumsuz azınlık hakkı olarak tanımlanmıştır.

TTK uyarınca asgari % 10 ve azami % 49 pay sahibi olanlar azınlık haklarını kullanabilmekte ve özellikle gerek yasa ve gerekse de ana sözleşme de nitelikli yetersayı aranan durumlarda azınlık pay sahipleri şirketin gelecek politikalarının belirlenmesi esnasında etkin bir rol alabilmektedir. Gerçekten de pay sahiplerinin taahhütlerinin artırılması, ortaklık merkezinin yurtdışına nakli ve birleşme veya bölünme vb. durumlarda kanun koyucu ağırlaştırılmış toplantı ve karar yeter sayısı aramış olup bu hallerde azınlık pay sahipleri veto veya toplantılara katılmayarak şirket geleceğinin tasarımında önemli bir olumsuz hakka sahip olmaktadırlar.

3.1.3 Anonim Şirket Kuruluş İşlemlerinden Kaynaklı Azınlığın Sulh ve İbraya Engel Olması.

TTK m. 559 hükmünde kuruluş ve [ya] sermaye artışından ötürü sorumlu olan kurucu, yönetim kurulu üyesi ve deneticilerin sulh ve ibraları ancak kuruluştan sonra 4 yılın tamamlanması ve aynı zamanda yapılacak genel kurulda azınlık pay sahiplerinin [ Kapalı AO 1/10 ve Açık AO 1/20] OLUMSUZ oy kullanmamasına bağlıdır.

Bir diğer yandan [TTK m. 421/2 a ve b] azınlık pay sahiplerinin bilanço zararlarının kapatılması için yükümlülük ve ikincil yükümlülük koyan kararlar ile şirket merkezinin yurtdışına nakli için kararlarında da OLUMSUZ oy kullanmamasına bağlıdır.

3.2. OLUMLU AZINLIK HAKLARI

Olumsuz azınlık haklarının kullanımı ancak menfi oy kullanılarak işlerlik kazanabilecek iken olumlu azınlık haklarında hak sahibi yasal düzenlemenin sağladığı imkanlarla ilgili talepte bulunması yeterlidir.

3.2.1. Bilanço/Finansal Tabloların Müzakeresinin Ertelenmesi Talebi

TTK bilindiği üzere azınlık hakları kullanılırken kişi sayısı değil sermaye payı oranına itibar etmektedir. TTK m. 420/1’de ortaklığın en az onda bir sermaye payına sahip olan azınlık durumunda ki hissedarlara da genel kurulda bilançonun/finansal tabloların müzakeresini 1 ay süre ile erteleme talebinde bulunabileceği hakkı yasal olarak tanınmıştır. Azınlığın genel kurulu tekrar erteletmemesi için bilançonun itiraza uğrayan kısımlarının yönetim kurulu tarafından izahı gerekmekte olup aksi durumda hem daha evvel erteleme talep eden veya farklı bir azınlık hakları pay sahibi/grubu tekrar erteleme talep edebilir. Azınlık tarafından bu erteleme hakkının kullanılması durumunda genel kurul gündeminde bulunan buna bağlı kar/zarar hesabının müzakeresi, kar payı dağıtımı ve ibra ile bağlantılı gündem maddelerinin de ertelenmesi gerekmektedir. Ticaret sicil memuru da ertelenen genel kurulda kabul edilen bilançoya bağlı gündem maddelerinin tescil ve ilan talebini red etmelidir.

3.2.2. Mahkemeden Özel Denetçi Atanmasını Talep Etme

TTK uyarınca mahkemeden özel denetçi atanmasına ilişkin hakkın gerçekleşmesi için bir pay sahibinin –gündeme bağlı olmaksızın- genel kuruldan evvel belli bir konu veya olay hakkında m. 438 bilgi ve inceleme talebinde bulunmuş olması ve yine genel kurulda da daha evvel bilgi ve inceleme talebine konu veya olayın özel bir denetimle açıklığa kavuşturulması talep edilmeli ve genel kurul tarafından bu talep red edilmelidir. TTK bu red kararı üzerine halka açık olmayan şirketlerde sermayenin onda birini ve halka açık şirketlerde de yirmide birini oluşturan azınlık pay sahipleri veya paylarının itibari değeri toplamı en az 1 milyon Türk Lirası olan her pay sahibi/sahipleri üç ay içinde mahkemeden özel denetçi atanmasını talep edebilir. Bir diğer yandan genel kurul denetçi atanması talebini kabul ederse de bu sefer diğer ilgililer ile birlikte şirket de merkezinin bulunduğu yerdeki asiye ticaret mahkemesinden üç aylık hak düşürücü süre içerisinde özel denetçi atanmasını talep edecektir. Mahkemenin her iki ihtimalde vereceği karar kesindir.

3.2.3. Genel Kurulu Olağanüstü Toplantıya Davet Etme ve Gündeme Madde Ekletme

Azınlık pay sahipleri TTK m. 411 uyarınca yönetim kurulundan yazılı bir şekilde ve noterden bildirmek kaydıyla gerekçelerini de belirtmek sureti ile gündemi belirleyerek genel kurulu toplantıya çağırmasını veya genel kurul zaten toplanacak ise karara bağlanmasını talep ettikleri konuları –GK çağrı ilanının Ticaret Sicil Gazetesinde yayınlanmasına ilişkin ilan ücretinin yatırılmasından evvel- gündeme eklemesini talep edebilirler. Yönetim kurulu azınlığın sözlü ve gerekçesiz taleplerini dikkate almaya mecbur değildir. Yönetim kurulu azınlığın bu talebini kabul eder ise en geç 45 gün içinde genel kurulu toplantıya çağırır. Bunun aksine azınlığın talebini red etmesi veya 7 gün içinde cevaplamaması durumunda azınlığın şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesine başvuru yapma hakkı bulunmaktadır. Mahkeme 1 ay içinde duruşmalı veya dosya üzerinden incelemesini yaparak toplantıya gerek görürse, gündemi düzenlemek ve kanun hükümleri uyarınca çağrıyı yapmak üzere kayyım atar. Mahkeme bu kararları kesin olup bu kararlar da ayrıca kayyımın görev ve yetkileri açık bir şekilde düzenlenir.

3.2.4. Haklı Sebeplerle Ortaklığın Feshini Talep Hakkı

Anonim ortaklığın azınlık pay sahipleri tarafından feshi talebi daha evvel doktrinde çok tartışılmasına rağmen ilk kez 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu 531. Maddesinde özel olarak ve hukukumuz da ilk kez düzenlenmiştir. Bu düzenleme uyarınca yalnızca halka açık olmayan anonim şirketlerde haklı bir sebebin varlığının bulunması durumunda sermayenin en az onda birini elde bulunduran azınlık pay sahipleri -haklı sebebin ortaya çıkması tarihinden itibaren- makul süre içerisinde şirketi hasım göstermek sureti ile şirketin merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinde fesih davası açabilirler.

Azınlık pay sahipleri tarafından ikame edilen bu dava da mahkeme taleple bağlı olmaksızın ve fesihte en son başvurulması gereken çare olması sebebiyle fesih yerine alternatif bir yöntem ile de ya davacı azınlık pay sahiplerine karar tarihine en yakın güncel hisse değerlerini ödeyerek şirketten çıkarılmalarına veya şirketin ticari hayatının devamı daha üstün ve korunması gereken bir duruma sebebiyet vermekte ise feshi istenen şirketin yaşatılması amacıyla fesih dışında farklı ve duruma en uygun düşen alternatif yönteme [ Örn; Şirketin Bölünmesine] karar verebilir.

3.2.5. Pay Senedinin Çıkarılmasını Talep Hakkı.

TTK m. 486/3 maddesi uyarınca azınlık hak sahiplerinin talebi üzerine şirketin namaz yazılı pay senedi bastırılıp bu işlem pay defterine kaydedilerek basımı gerçekleştirilen pay senetlerinin tarih ve seri numaraları da pay defterinde yine yazılmak suretiyle pay sahiplerine dağıtılması kararlaştırılmıştır.

3.2.6. Bilgi Temini ve İnceleme Yapma Hakkı.

Pay sahiplerinin genel kurulda özel denetim talebinde bulunmak için daha önce bilgi alma hakkını kullanmasının bir koşul olarak öngörülmesi nedeniyle TTK 438/1. Maddesinde bilgi alma ve inceleme hakkının nasıl kullanılacağının ve ne zaman kullanılmış sayılacağının belirtilmesi ve tespit edilmesi önem arz etmektedir. Pay sahipleri tarafından bilgi alma ve inceleme talebinin şirket tüzel kişiliğine yönlendirilmesi gerekmekte olup bu talebe şirket tarafından red cevabı verilmesi üzerine 10 gün içerisinde şirket tarafından hiç cevap verilmemesi veya talebin savsaklanması durumunda makul süre içerisinde şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesine azınlık pay sahiplerinin davalı şirketi göstermek sureti ile başvuru yapma hakkı bulunmaktadır. Mahkeme bu başvuru üzerine bilgi alma talebine yönelik soruların yazılı olarak şirket tarafından cevaplandırılmasını, dava inceleme hakkının kullandırılmasına ilişkin ise belge temin etmek sureti ile talep edene teslimini sağlanması ile birlikte şirket merkezinde davacı ile uzmanları ile birlikte de her türlü ticari defter ve kayıt üzerinde inceleme yapılmasına da karar verecek olup mahkemenin bu kararları da kesin olup bu kararlar infazı esnasında herhangi bir tartışmaya sebebiyet verilmemesi bakımından bilgi alma ve inceleme yapma yöntemine açık ve net bir şekilde yer verilmelidir.

3.2.7. Esas Sözleşme veya Pay Sahipleri Sözleşmesi İle Öngörülebilecek Diğer Azınlık Hakları

Yukarıda yer verdiğimiz ve kanunda tanımlanan bu azınlık hakları dışında ana sözleşme ile farklı hususlarda şirket sermayesinin belirli bir miktarını elde bulunduran azınlığa kanunda düzenlenenlerden farklı haklar tanımak mümkündür.

Pay sahipleri kendi aralarında ana sözleşmedeki düzenlemeler dışında şirketin idaresi ve sermaye şirketlerinde hakim olan tek borç ilkesinin istisnası sayılabilecek farklı yükümlülükler veya haklar üstlenilmesi amacıyla “Pay Sahipleri Sözleşmesi” akdedebilirler. Bu pay sahipleri sözleşmesinde de azınlık pay sahiplerine kanunda öngörülen dışında haklar tanınabilir.

Sonuç itibariyle; küreselleşen dünyada artık bir çok şirkete küresel düzeyde hareket eden pay sahipleri zaman ve coğrafya sınırı tanımaksızın pay sahibi olmaktadır. Bu küresel oyuncu niteliğindeki pay sahipleri şirket idaresinde yer almadan ancak azınlıkta kalan miktarda pay sahibi olabilmekte ve bu şekilde şirketler hem alternatif finansman yöntemi ile mali durumunu güçlendirmekte hem de küresel oyuncular sebebiyle küresel ölçekli ilişkiler ile etki ağını genişletmektedir. Küreselleşme ile gelinen bu sonuç sermaye şirketlerinde çoğunluk hakimiyetinin azınlık pay sahipleri üzerinde egemenliğinin azınlık tarafından kullanılan haklar eli ile yargısal denetim ile hukuk sınırları içerisinde kalmasının sağlanması gerekmektedir. Bunun neticesinde de stratejik üretim veya bilhassa uzmanlık gerektiren yeni nesil yatırımlara yönelen şirketler finansman ihtiyaçlarını azınlıkta kalan ve şirketten uzak coğrafyalarda bulunan küresel kimlikli pay sahiplerinden temin edebilir bu sebeplerle Türk Ticaret Kanununda hakim çoğunluğun menfaatleri de kısıtlanmadan azınlık haklarının geliştirilmesi gerekmektedir.

Daha fazla bilgi ve sorularınız için:

Ömer Faruk HANSU ([email protected])

https://hansu.av.tr/

-© Hansu Avukatlık Bürosu

Hansu Avukatlık Bürosu Yerli ve Yabancı müvekkillerine özellikle gayrimenkul , şirketler, ticaret, vergi ve fikri mülkiyet hukuku alanında hizmet veren bir avukatlık bürosudur. Bu bülten Türkiye’de hukuk alanındaki gelişmeleri paylaşmak amacıyla hazırlanmıştır. Bülten hukuki bir görüş veya yönlendirme olarak düşünülmemelidir. Özel sorular ve sorunlar bakımından hukuki danışman görüşü alınmalıdır.

Ara

Blog Kategorileri

Categories

BİZİMLE İLETİŞİME GEÇİNİZ​

Merak ettiğiniz konularda, aşağıdaki iletişim formunu doldurarak bizimle iletişime geçebilirsiniz. Kısa süre içinde sizinle iletişime geçeceğiz.

Menü

Contact Form